müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ocak 2012 Cuma

Andante

Tomurcuklar hazır bekliyor çiçek açmak için sırada. Pembe, beyaz, eflatun. Güneş ışıldıyor cıvıl cıvıl dalların arasından, bakıyorum gözlerim hülyalı. Bir meltem taşıyor kokusunu baharın. Çekerken içime tazeliği, ciğerlerim coşuyor. Kuşları seyrediyorum, aklımdan geçen... huzur! Mutluluk takip ederken peşini, saçlarım tenimi okşuyor. Gençliğim bir lütüf, bir armağan, bir şükran. Sevebilmek bir nimet şimdi bana. Anı değerlendirmeli, biliyorum. Kısacık ömrümün baharı ne tatlı. Çiçeğin üzerindeki böcek batmıyor bana, iğrenmiyorum, korkmuyorum, kaçmıyorum. Gözlerim fark edebiliyorken güzellikleri, faniliklerin zevkine varıyorum. Kulağımda suyun müziği, en güzel namelerini çalıyor benim için. Büyüleniyorum dinlerken, büyüsü fikrime bulanıyor. Uzaktan çocuk sesleri, kuşların kanatlarında geliyorlar. Hayatın çekirdeği, yörüngesinde bizler. Damarlarımızdaki tazelik, gözlerimizdeki fer. Yağmur damlaları firar etmiş. Aldırmadan ölümlerine semadan atlıyorlar. Uzatıyorum elimi, kurtarır mıyım diye. Yanılmışım! Dokundukça can buluyorlar. Zaman yavaşlıyor sanki, nefesim hissedilmeyecek kadar derinden. Evren bile bana ayak uyduruyor. Bakıyorum, dinliyorum, kokluyorum. Tüm zerreler hislerimde. Anlamlı, manalı, açık ve de seçik. Sadece bir müddet... bir müddet mükemmellik ellerimde. Sonra... eriyor, kayboluyor, müzik duruyor. Hayat olanca sıradanlığıyla beni bir kez daha karşılıyor.

27 Nisan 2011 Çarşamba

Aşk Sen Ne Güzelsin

Aşk, yaşam ışıltısı gözlerde, kalbe giden en güzel kan, dudaklardaki en anlamlı tebessümdür. Mutluluk omuzlarda bir çift kanat olur, aşk girmişse gönlüne. Yalan olur her bir zerre. Koca dağlar dönüşür küçük engellere. Okyanusları aşmak ne de kolaydır şimdi. Yeşil zümrüt olur, güneş yakmaz seni. Adrenalin volkan gibi fışkırır her bir hücrenden. Zaman akmaz olur onu göremezsen, hasreti kemirir beynini düşünmekten. En gönüllü esirsindir seve seve serilirsin önüne, canını alsın istersin özgürlüğünü vermesindense. Mutluluk çıldırtır, kavurur, acıtır, nerdeyse öldürür razı gelirsin hepsine. Nasıl yaşadığına hayret edersin şimdiye kadar onsuz bir evrende. Şükretmek gerçek anlamını bulur, o varsa ömründe. Izdırabı ayrı güzel, sarhoşluğu başka güzeldir. Hiç bitmeyeceğini sandığın en güzel rüyadır. Ah aşk! Nesin böylesine delirten, yokluğun ne büyük boşluk. Hiç bilinmesen mi daha iyi yoksa bilmemek mi seni en büyük ziyan. Nasıl tatlı bir şarkısın akıllardan silinmeyen. Hep, hep, hep bıkmadan dinlenen. Ne güzel bir resimsin, gözlerin baktıkça huzur bulduğu. Çalkantılı fırtınaların anlatıldığı bir romansın, heyecanın hep ayakta kaldığı. Gençlik iksirisin sürekli dinç tutan. Uçurumun kenarında yürütüp de aklın umursamadığı, mantığın kırıntısının bile bulunmadığı bir diyarsın. Zihin uyuşurken yavaş yavaş, ağlarını örerken dört bir yana, gücün doruklara ulaşır, rakip tanımazsın hiçbir şeye. Baş tacı edilen tek kara belasın sen. Düşünüldüğünde titrerken tüm beden, unutur nefes almayı daralır haznen. Sevinç sıcacık akarken içinden, sımsıkı sarmalar tüm benliğini. Kaybetme korkusunun acısı, işkenceye çevirir geceni gündüzünü. Oynar seninle oyuncak gibi. Ne itiraz edebilirsin ne karşı gelebilirsin, bütün hakların onda gizli. Bilinmezliğe giden bir serüvensin , ne başlangıcı ne de sonu belli. Gelirken izin istemediğin gibi giderken de eyvallahın olmaz öyle değil mi?!